JOEL REA’S SURREAL METAPHORIC PAINTINGS

DWCV86fU0AA6qFL

Joel Rea was born in 1983 and graduated from Queensland College of Art with a Bachelor of Fine Art in 2003. He has exhibited his work in Australia and the United States and has been acclaimed for his oil paintings in many prestigious art awards through out Australia. In 2013 he was selected for the Archibald Salon Des Refuses exhibition in Sydney, the Black Swan Award For Portraiture in Perth, the Fleurieu Landscapes Prize in Adelaide and is the winner of the 2013 ANL Maritime Art Award in Melbourne. In the Summer 2013 issue of American magazine Art Business News, Rea was featured as one of thirty artists under the age of thirty who are revolutionizing the world of fine arts. In 2014 Rea was selected as a finalist in the prestigious Sulman Prize held at the Art Gallery of New South Wales, and for the second year in a row was selected as a finalist in the 2014 Black Swan Portraiture Prize held in Perth.

Joel Rea’s hyperrealist paintings delve into the depths of our minds. Using the physical elements as a metaphor for human emotion and experience, Rea portrays nature as pulsating energy that is both majestic and threatening. Rea describes himself as a Contemporary Surrealist Painter, but his work is also a twist on the aesthetics of the sublime in 18th century Romantic art. In common with Romantic artists, Rea is interested in the duality of opposites where nature is a source of purity and timelessness while also a dark sentiment and force of destruction.

SOURCE:https://wowxwow.com/artist-profile/joel-rea-ap

 

 

 

VOLTAIRE’IN DEIST TANRI DÜŞÜNCESİ

Deist olarak bilinen Voltaire düşüncelerinde, Tanrı ve Hristiyanlığa sosyolojik sebeplerden dolayı ve insan doğasına aykırılığı nedeniyle  karşı çıkmıştır.

Dinlerin, insanları sınırladıklarını, doğal hayattan gelen haklarını kısıtladıklarını ve onları baskı altına almaya yaradıklarını söyler. Hristiyanlığın insanların neye inanmaları gerektiği, nasıl yaşamaları gerektiği hakkında vaaz verdiğini, bunun da ilerisine giderek ölüm sonrası inancı empoze ederek insanın aşağılanmasını, hor görünmesini kutsallaştırdığını da ekler sözlerine.

Tanrı ve kiliseye karşı bu düşüncelerine rağmen Voltaire, insanların inançsız yaşayamacağına inanır. Bu nedenle materyalist ateizm yerine deizmi benimser. Çünkü tanrısız yaşanamayacağı ve var olunamayacağı görüşündedir. Tanrının olmaması durumunda bile, bir tanrının icat edilmesi gerektiğini öne sürer…

Bence, Voltaire’in yaklaşımını ve Hristiyanlığının mazlum, hor görülmeye yönelik düzeninin eleştirisini söylediği şu cümle oldukça  güzel özetlemektedir.

‘’Tanrının olmadığını sakın hizmetçime söylemeyin, bunu öğrendiği o gece, beni öldürür…’’

GREENSEA

 

İZİNDEYİZ ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

“.. Ve ben, hiciv şairi Ümit Yaşar; bugün yaşıyorsam, bu önsözü yazıyorsam, bu kitabı yayınlıyorsam, öldürülmemişsem, diyardan diyara sürülmemişsem; bu da yaşadığım çağın onuru ve yıllardır hicvettiğim devlet adamlarının yüz akıdır. Bundan şiir adına, memleketim adına övünç duyuyorum.”

İZİN’DEYİZ

Uygarlıktan çabuk bıktık

Sen ne yaptıysan biz yıktık

Bir izne çıktık pir çıktık

Ata’m bizler izin’deyiz!..

Esnaf, tüccar, memur, hekim Avukat, mübaşir, hakim

Çalışmayı düşünen kim Ata’m bizler izin’deyiz!..

Sen var ettin bizi yoktan

İzini yitirdik çoktan

Yay bir kere çıktı oktan

Ata’m bizler izin’deyiz!..

Boşa gitti alınteri

Kaldık cihanda en geri

Can verdiğin günden beri Ata’m bizler izin’deyiz!..

Ümit Yaşar Oğuzcan Taşlamalar

MAGICAL FANTASY ART OF VIKTOR NIZOVTSEV

 

Victor-Nizovtsev-Tutt'Art@-25

Victor Nizovtsev is a master of whimsical and narrative art. Subjects include fantasy landscapes, russian folklore, theatre and mermaids. Victor’s art can be highly symbolic with hidden clues to help decipher the images. His work can also be humbly simple with images and subjects of universal appeal.They can be equally viewed for their vibrant textured colors that fill the canvas and contrast with the translucent glazes that make the paintings dance with light and pull in those who view it.Victor breathes life into each work inviting the viewer into the painting as a separate universe, one filled with boldness, energy and rich hues.Victor Nizovtsev was born in Central Siberia, in the city of Ulan-Ude near Lake Baikal. When Victor was a little boy his family moved from the Russian Federation to the Republic of Moldova. Victor grew up in Kotovsk, a town located in the heart of the region’s wine country and 30 miles southeast of the capital of Moldova, Chisinau.At age nine he entered Kotovsk’s Art School for Children where he studied for four years.In the 9th grade, he left home to study at Ilia Repin College for Art in Chisinau. He then studied at the prestigious Vera Muhina University for Industrial Arts in St. Petersburg, Russia. Upon graduation in 1993 Victor returned to Kotovsk where he began painting professionally.In 1997 Victor moved to the United States where he successfully continued pursuing his art career. In his short time in the United States Victor has enjoyed a high degree of success, exhibiting in numerous solo and group shows with collectors excited to find and acquire his unique and imaginative paintings.

SOURCE: https://youtu.be/3LcvUpP_Qk4

 

 

ÜÇ BİLGE MAYMUN MIZARU, KIKAZARU, IWAZARU

Mizaru, Kikazaru, İwazaru…

Bu isimler neredeyse dünya üzerinde herkesçe bilinen üç maymunun isimleri. Fonetik olarak pek akılda kalıcı olmadıklarından olsa gerek bizlere isimleri yokmuşcasına üç maymun demek daha kolay gelmiş olmalı.
Başta ülkemiz olmak üzere bütün dünyada bu üç maymunun isimlerinin bilinmeyişi gibi gerçekte ne ifade ettikleri de pek bilinmez. Bilinmemekle, bilmemekle de kalınmaz; onlara kendimize göre yeni anlamlar yükleriz.
Bu üç maymunun biri görmez, biri duymaz, biri de bilmez…
Kayıtsız kalan, boş veren, sorumluluktan kaçan gibi esas anlamlarından çok farklı anlamlar yüklenen üç maymun bütün dünyada bu şekilde anlaşılmaktadır. Bu anlamı destekleyen ve yaymaya devam eden “üç maymunu oynamak” sözü de gündelik konuşmalarımızın bir parçasıdır ne yazık ki…
Oysa kendi ülkemizden, batı kültüründen uzaklaşıp üç maymunun kökenlerine; Doğu’ya doğru gittiğimizde üç maymun, üç bilge maymundur.
Batı kültüründe, gerçeği görüp görmezden gelmek, gerçeği duyup duymazdan gelmek, gerçeği bilip bilmezden gelmek ve dolayısıyla hiçbir şey yapmamak şeklinde anlaşılan üç maymunun pek de bilgelik ile alakası yoktur.
Doğu kültüründe ise, bu üç maymun;
Kötüyü görüp, kötü olarak görmemek (kötülükteki iyiyi görmek)
Kötüyü duymamak
Kötü söz söylememek (karşılık vermemek)’yi ifade eder.

Sonuçta; Kötüyü bilmemek (hep iyiyi bilmek) dolayısıyla kötü hiçbir şey yapmamak anlamına geldiğinden esasen bilge üç maymundur.
GREENSEA

I AM NOT SPECIAL I AM JUST BEING ME

d5n6gp7-19a4b853-1872-4cdd-af69-1a243d938c8d

I am not ugly; you’re just holding the mirror wrong.

I am not blind; I just love to listen.

I am not retarded; I just learn differently than you.

I am not done; the world just fascinates me.

I am not depressed; this is how I smile

I am not fat; I’m just as big as my heart.

I am not bisexual; I want to share my love with all.

I am not cross-eyed; One eye sees beauty in this universe,
the other looks towards my future.

Before you think you may have the answer, on who I’m supposed to be,

No.

I am not special; I’m just being me.

 

ANONYMOUS

 

IMAGINARY SURREAL ART PIECES OF PAULA BELLE FLORES

Paula lives in Romania and has an affinity for old things. She’s a nature lover and enjoys mixing and matching bits and pieces. Her art is all about storytelling with a bit of surreal sometimes, a bit of vintage some other times. Her influences… life as it is or as she imagines it. She doesn’t have any particular artist or art movement that influence her. She just does whatever crosses her mind but almost always trying to tell a story.

 

SOURCE:https://www.printsonwood.com/artists/belle13

SİSİFOS’UN TRAJEDİK DÖNGÜSÜNE GÖRE YAŞAMIN DEĞERİ

sss

Ölümlülerin en bilgesi olan Sisifos, Zeus’u kızdırması sonucunda kayayı bir dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmış, tam çıkardığı sırada taş tekrar düşmüş; aynı şeyi bir döngü halinde hayatı boyunca sürekli yapmak zorunda kalmıştır.

Mitolojiden beslenen Sisifos Söyleni eserinde Camus, Sisifos’un yaşadığı durumu bir trajedi olarak tanımlamıştır çünkü sürekli olarak başa dönecek ve sonuca ulaşamayacak bir döngü içindedir, her deneyişinde başına geleceği bilmesine rağmen yine de gayret etmektedir. Bu durumu örnekleyen  Camus, insanın yaşama yüklediği anlamı da saçma ve trajik bulur. İnsanın, sonunda öleceğini unutarak; zaman kavramı içinde sürekli olarak benzer şeyleri, gayretle yapmaya çalışması aslında Sisifos’un düştüğü aldatmacanın bir benzeridir.

Camus; yaşamı şekillendirmek konusunda insanın bir yetisi yoktur, dinler insanı yaşamak için bir gayrete ve bağlılığa iten birer afyondur der. İnsanın kendi yetisiyle karar verebileceği tek şey yaşamın yaşamaya değip değmeyeceğidir. Bu noktada intihar eylemi de bir felsefi sorun olarak karşımıza çıkar. Camus, yalnızca “çabalamaya değmez” demektir kendini öldürmek diyerek intiharı Sisifos miti ışığında işte bu şekilde tasvir eder.

GREENSEA

 

POEM OF LITERATURE

Literature is a fantasy world.

Literature is emotions unfurled.

Literature is the mind’s paintbrush.

Literature is a heart’s soft touch.

Literature is imagination.

Literature is sleep deprivation.

Literature is my greatest bane.

Literature is my favourite game.

Literature is no simple fling.

Literature is…

Everything.

ANONYMOUS

 

 

 

 

MAGICAL REALISM OF JULIE HEFFERNAN

JulieHeffernan2_0Julie Heffernan is a contemporary American painter known for her Baroque-inspired fantasy portraits and landscapes. Influenced by allegories, politics, and literature, Heffernan’s work explores a sensual fantasy realm where plants and animals coexist in harmony within a lush, plentiful atmosphere. In a reoccurring series, she paints women standing in full skirts made out of ripe fruit or blooming flowers. “When I look back on my work, I realize I was wrestling with my own psychic and physical growth,” the artist has said. “I realize now that when I was doing the flower skirts, they were about a burgeoning sexuality. […] Now I’ve shifted my work entirely to the tortured landscape. I’m looking around for new metaphors for my own present-day experience.” Heffernan notably employs an aesthetic based on the traditional oil painting techniques of Northern Renaissance artists—such as Hierronymous Bosch—while maintaining a wholly contemporary atmosphere that seems to come more from science fiction than art historical tropes. Born in 1956 in Peoria, IL, Heffernan went on to receive her BFA from the University of California Santa Cruz and an MFA from the Yale University School of Art in 1985, where she worked alongside fellow figurative painter Lisa Yuskavage. Today, Herffernan’s works are in the collections of the Brooklyn Museum of Art, the Knoxville Museum of Art, the Norton Museum of Art in West Palm Beach, and the Virginia Museum of Fine Art in Richmond, among others. She lives and works in New York, NY.

 

SOURCE: http://www.artnet.com/artists/julie-heffernan/